Hiperbarik Oksijen Tedavisi
Hiperbarik oksijen tedavisi (HBOT), kapalı bir basınç odası içinde tümüyle basınç altına alınan hastaya 1 ATA’dan yani deniz seviyesinden daha yüksek basınçlarda aralıklı olarak %100 oksijen solutulmasına dayanan bir tedavi şeklidir. Tek kişilik veya çok kişilik basınç odalarında uygulanmaktadır.
Hiperbarik oksijen tedavisi dokularda oksijenlenmenin azaldığı veya tamamen ortadan kalktığı iyileşmeyen yaralar, diyabetik ayak enfeksiyonları (şeker hastalarının ayak yaraları), avasküler nekroz (kemik dokunun yetersiz beslenmeye bağlı ölümü), kronik osteomiyelit (kemik enfeksiyonları), radyoterapi yani ışın tedavisi sonrası gelişen yaralar, yanık, yama (graft veya flep) gibi cilt, ciltaltı ve kemik dokuyu ilgilendiren hastalıklar ve karbonmonoksit zehirlenmesinde uygulanabilmektedir. Ani işitme kaybı ve ani görme kaybı gelişen hastalar da hiperbarik oksijen tedavisinin etkin olduğu gösterilmiş olan hasta gruplarıdır. Vurgun (dekompresyon hastalığı) ve gaz embolisinde ise hiperbarik oskijen tedavisi gaz kabarcıklarını küçülterek önemli etkiler göstermektedir.
Hiperbarik oksijen tedavisi nasıl uygulanmaktadır?
Hiperbarik oksijen tedavisi uygulanan hastalar kapalı bir basınç odası içerisinde takmış oldukları maskeler veya başlıklar aracılığıyla %100 oksijen solumaktadırlar. Tedavi süresi genellikle 90-120 dakikadır. Tedavi sırasında hastalar belirli zaman aralıkları ile maskelerini çıkararak hava molaları verilmektedir. Tedavi sırasında hastanın herhangi bir şikayeti veya zorunlu ihtiyacı gelişmesi durumunda tedavi birkaç dakika içinde sonlandırılabilmektedir.
Hastalar tedavi sırasında neler hisseder?
Hiperbarik oksijen tedavisi sırasında basınç odası içindeki hava basıncı artarken uçak yolculuğunda inişe benzer şekilde kulaklarda dolgunluk hissedilir. Hastalar bu esnada yutkunma, sakız çiğneme, esneme gibi bazı hareketlerle kulaktaki basıncı eşitlemektedirler.
Hiperbarik oksijen tedavisinin hastalıklar üzerindeki etkileri nelerdir?
Yüksek basınç altında %100 oksijen solunması kırmızı kan hücrelerinde hemoglobin aracılığı ile dokulara taşınan oksijeni artırmakta ve kanda çözünmüş serbest oksijeni çok yüksek değerlere ulaştırarak yetersiz oksijenlenme nedeniyle oluşan doku hasarlarını iyileştirici etki göstermektedir.
- Yara iyileşmesini sağlayan maddelerin üretimi artmakta
- Vücut savunmasında görev alan hücreler desteklenmekte
- Ödem azaltıcı etki göstermekte
- Yeni damar gelişimi desteklenmekte
- Oksijensiz ortamda üreyen bakterilerin üremesi engellenmekte
- Bakteriler tarafından salınan bazı toksinlerin etkinliği azalmakta
- Bazı antibiyotiklerin etkisi artmakta
- Hava ve gaz kabarcıklarına bağlı doku hasarları ortadan kalkmaktadır




